Son Yolculuk

1 Mart 2011

Necmettin Erbakan, 27 Şubat 2011'de Ankara'da vefatının ardından vasiyeti gereği resmî devlet töreni yapılmadan uğurlandı. Naaşı 1 Mart 2011'de önce Ankara Hacı Bayram Camii'nde, ardından İstanbul Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazlarının ardından yüz binlerce kişinin katıldığı törenle Zeytinburnu Merkezefendi Mezarlığı'ndaki aile kabristanında eşi Nermin Erbakan'ın yanına defnedildi.

Arka plan

Erbakan 19 Ocak 2011'de solunum ve kalp yetmezliği şikâyetleriyle Ankara Güven Hastanesi'ne kaldırılmış, 27 Ocak 2011'de taburcu edildikten sonra evinde tedavisi sürmüştü. Ocak-Şubat 2011 boyunca enfeksiyon ve solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım ihtiyacı dönem dönem gündeme geldi; 27 Şubat 2011 Pazar sabahı Ankara'da 85 yaşında vefat etti. Vefat, 28 Şubat sürecinin yıldönümüne bir gün kala gerçekleşti ve siyaset yasağının 2003'te kalkmasından beri Saadet Partisi'nin manevi lideri konumundaki Erbakan'ın yeniden genel başkan olduğu (17 Ekim 2010) dönemin hemen sonrasına denk düştü. Aile, vasiyeti gereği devlet töreni istemedi; cenazenin iki şehirde kılınması ve Merkezefendi'ne defin kararı taziye evinde yakınları ve parti kurmaylarınca aynı gün açıklandı. Dönem basını 28 Şubat 2011 gününü taziye ve program iptalleriyle, 1 Mart'ı ise Ankara-İstanbul hattındaki cenaze organizasyonuyla aktardı.

Olayın seyri

Erbakan'ın ağzından

Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım.

— Davam

Milletimiz, tarih boyunca kaba kuvveti değil, Hakkı üstün tutmuştur.

— Davam

Zafer ise elbette inananlarındır ve zafer yakındır.

— Davam

Bu vatan, bu ülke bizimdir.
Bu kabir kararlardan bir tek sonuç çıkar.

Sonuç

Erbakan, vasiyeti doğrultusunda devlet töreni olmaksızın, cami avlusundaki cenaze namazları ve Merkezefendi'ndeki aile kabristanında toprağa verildi. 1 Mart 2011'deki tören, katılımın yaygınlığı ve yurt dışından gelen heyetlerle Millî Görüş hafızasında 'en kalabalık cenazelerden biri' olarak kaydedildi; Saadet Partisi 2011 genel seçimlerine bu atmosferin gölgesinde girdi. Merkezefendi'ndeki kabir, sonraki yıllarda düzenli ziyaretgâha dönüştü; eşinin yanındaki defin, daha önce kronoloji olay_86'da aktarılan 2005 aile vasiyetinin yerine getirildiğini gösterdi. Dönem basını cenazeyi, siyasî rakiplerin de saf tutması nedeniyle 'toplumsal barışma sahnesi' olarak da yorumladı.

İhtilaflı noktalar

İddia: Cenaze namazına iki milyon kişi katıldı
Durum: belirsiz
Bazı haber ve konuşmalarda 'iki milyon', 'bir milyon' gibi rakamlar telaffuz edildi; bağımsız sayım veya emniyetin resmî açıklaması yok. Dönem ajansları temkinli dille 'yüz binlerce', 'on binler' yazdı. Arşiv notu da katılımın yüz bin ile iki milyon arasında çok geniş bir aralıkta verildiğini belirtir.
İddia: Devlet töreni yapılmadı / vasiyet
Durum: dogru
AA 27-28 Şubat 2011 haberleri ve aile açıklamaları vasiyet gereği resmî devlet töreni yapılmadığını söyler; buna rağmen Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyinde devlet protokolü cenazede hazır bulundu, ancak bu 'devlet töreni' statüsünde değildi.
İddia: Cenaze namazını damadı kıldırdı
Durum: belirsiz
Hürriyet ve bazı haber siteleri Fatih Camii'nde namazı damadı Mehmet Altınöz'ün kıldırdığını yazar; resmî Diyanet veya aile bildirisiyle teyit bulunamadı, bu nedenle ihtiyatlı kaydedildi.

Kaynaklar