Koltuğunda oturuyorsun; önündeki çıplak kabloda on bin voltluk elektrik var ve elinin altında da kesme düğmesi. Bir âmâ, bastonuyla tık tık kabloya doğru ilerliyor. “Ben işimle meşguldüm, kabloyu ben döşemedim, elektriği ben vermedim” demek seni kurtarır mı? Hayır. Düğmeye basmak zorundasın. Milletin aldatıldığını gören şuurlu insan da koltuğunda oturamaz.
NECMETTİN ERBAKAN
Kaynak: Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.29-30
Doğrulanmış kaynakBu cümle kaynakta birebir geçmiyor — arşivin sadeleştirilmiş aktarımı. Fikir ve kaynak Erbakan'ın, kelimeler arşivin.
Söz, kaynak metinde birebir ya da çok yakın biçimde bulundu.
Doğrulama notu: Kitap baştan sona okundu; pasaj birebir bu sayfada
Kaynaktaki pasaj: “…ağlanmış bir kumanda düğmesi olsun. Masamızın önüne doğru döşenen bu çıplak kabloda da 10 bin voltluk elektrik olsun. Bir de baksak ki dışarıdan elindeki bastonunu tık tık yere vurarak bir ama geliyor. Ama olan bu…”
Aynı temadan
- Bir atlı, pınarın başına at bağlayacak yer bulamayınca ormandan bir kazık kesip çakıyor: “Benden sonra gelenler…
- Kanada'da ehliyet imtihanı simülasyonla yapılır: araba sabittir, karşıdaki ekranda yol filmi oynar; direksiyon, fren,…
- Doksan yaşındaki Ebu Eyyûb el-Ensarî, cihat ilan edilince okuduğu Kur'an'ı kapatıp kalktı. Evlatları “baba, sen otur…
- İlk sanayileşme mücadelemizde Mehmet Zahid Kotku Hocamızın tavsiyelerini unutmamız mümkün değildir. Dergâhın önündeki…
- Bir Müslüman, evine ekmek götüremeyen insanları görünce “onları açlığa ben mahkûm etmedim ki, bana ne?” diyemez.…