Maneviyat ve Ahlak
78 kaynaklı söz
Yanlışın en tehlikelisi, doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşımaktadır.
— MEB vecizeler derlemesi; necmettinerbakan.net
Allah'ına kul olmayan, davasına er olamaz.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Hakk'ı üstün tutmak her zaman saadet getirir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Bir insan kendi kusur ve kabahatlerini düşündüğünde, utancından başkasının yüzüne bakmaya mecali kalmayacaktır.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Biz, başkalarının değil, kendi muhasebemizi yapmak ve hesabımızı sağlam tutmakla mükellefiz.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Doğru çizmek ve uygun neticelere erişmek için, hem cetvelin hem de çizen elin düzgün olması şarttır.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Cenab-ı Hakk'ın en sevdiği insan, kendi görevlerini en iyi şekilde yerine getirmekten ve şahsi hatalarını düzeltmekten, başkalarıyla uğraşmaya vakit bulamayan mü'minlerdir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Akıl; imanın ve İslam'ın emrinde en büyük nimet, nefsin ve şeytanın elinde ise sebebi felakettir.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.38
Kanunlar ve nizamlar ne kadar mükemmel olursa olsun, onu tatbik edecek insanın içerisine hak ve adalet sevgisi girmemişse, netice tersine tecelli edecek; adalet yerine adaletsizlik, sosyal adalet yerine sosyal istismar hâkim olacaktır.
— Yaygın derleme
Bir Hak davaya makam ve menfaat düşüncesiyle girenlerin veya nefsî ve dünyevî hesaplarla yan çizenlerin, cehenneme atılmak için kendilerine başka günah aramaları gereksizdir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Her şuurlu Müslüman kendisini, Hz. Peygamber Efendimizin Uhud'da diktiği nöbetçi yerinde görmeli; dünyalık heves ve hesaplarla görev yerini terk etmenin nelere mal olacağını devamlı düşünmelidir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Cenab-ı Hakk'ın şer cephesine bizden daha çok maddi imkân vermesi, inananlar için bir nevi rahmettir. Çünkü böylece daha dikkatli olmamız, daha çok çalışmamız ve neticede daha büyük şeref kazanmamız murat edilmiştir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Düşmanlar ve canavarlarla dolu ıssız bir ormandan kurtulmak için bir haritaya, bir pusulaya, bir ışığa ihtiyaç vardır. İşte selamet yolunu bulmak için de Kur'an bir harita, akıl bir pusula, iman ise önümüzü aydınlatan bir fener hükmündedir.
— Yaygın derleme
Elhamdülillah Müslümanız, Müslümanlığı istiyoruz. Peki, tam manasıyla İslam'ı biliyor muyuz?
— Davam (kitabı)
Bir kavmin içinde Hakk'ı tebliğ eden bir zümre bulunursa, Allah o zümreye hidayet verir; onların yüzü suyu hürmetine o kavme saadet verir.
— necmettinerbakan.net — Temel Esaslar
Ameller niyetlerle tartılır. Yani yapılan işler ve ibadetler niyetlere göre değerlendirilir. Neyi elde etmek istediğimiz ve neleri gaye edindiğimiz önemlidir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Kelime-i şehadet getirip iman etmekle her işimiz bitmiyor; tam aksine, kulluk imtihanımız yeni başlıyor.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Tasavvuf, tarihimiz boyunca İslam'ın usta-çırak metoduyla, yaparak ve yaşayarak öğrenildiği bir talim ve terbiye mektebi olmuştur. Nefisle mücadelenin manevi kışlası hükmündedir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
İslam dini bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona Hak'tır, hayırdır ve hepsi herkes için ve her yerde lazımdır.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Tenkitlerim, şu andaki Hükümetin tatbikatı, yürüyüşü hakkındadır; şahıslarla ilgili değildir.
— TBMM Tutanağı, 8 Aralık 1993 (D.19 C.46 B.38), s.48
Maneviyat olmadan saadet olmaz.
— Video: Millî Görüş Nedir? (32.Gün arşivi), ~03:07
Saadet istiyorsak kuvveti değil hakkı üstün tutmak lazım geldiğini bugünkü dünya olayları açıkça gösteriyor.
— Video kaydı: nK4-tfdg930 — 23:36 (Erbakan'ın kendi sesi)
Toplumun gücü aile gücüdür. Aile güçlü olursa, millî ve manevî değerlerine bağlı olursa, toplum da bütünüyle güçlü olur.
— Video: Ahmet Hakan ile Arka Plan, 28.06.1996 (Kanal 7 arşivi)
Hak, her şart altında doğru olan şey demektir. Bâtıl ise her şart altında yanlış olan şeydir.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
İki kere iki dört eder; yağmur yağsa da dört eder, güneş açsa da dört eder. İşte iki kere ikinin dört etmesi haktır.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Firavunlar insanlara zulmederken “ben size zulüm yapıyorum” diye yapmadılar; “bu bizim hakkımızdır” diye yaptılar. Hatâları, bâtıl bir şeyi hak kabul etmelerindeydi.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Bâtıl, hakkı dört sebepten doğuyor sanır: kuvvetten, menfaatten, çoğunluktan ve imtiyazdan. Hâlbuki bunların hiçbiri hak sebebi olamaz.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Gerçek hak dört sebepten doğar: yaradılıştan verilen insan haklarından, emekten, karşılıklı rızayla yapılan mukaveleden ve adaletten. Bunun dışında hiçbir sebepten hak doğmaz.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Çoğunluk hak sebebi olamaz. Eğer çoğunluk hak sebebi olsaydı, herkesin ineğe selam durması gerekirdi; çünkü yeryüzünde yedi yüz milyon insan ineğe selam duruyor.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Cenab-ı Hak bütün insanlara — hangi ırktan, hangi dilden, hangi soydan olursa olsun — beş temel insan hakkı vermiştir: yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, aklın korunması, neslin korunması ve inanç hürriyeti.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
İnanç hürriyeti dört unsurdan meydana gelir: inandığını ifade etme, öğretme, örgütlenme ve yaşama hürriyeti. Bunlardan biri yoksa o ülkede inanç hürriyetinden bahsedilemez.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Ben böyle inanacağım, ama senin inandığın gibi konuşmaya mecbur kalacağım — hayır, bu zulümdür. Herkes inandığını açıkça ifade edebilmelidir.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Romalılar “biz Romalıyız, siz köle olacaksınız” derdi. Bugün de o kültürden gelenler bir insana derisinin rengi yüzünden ayrıcalık tanıyor ve bu ayrıcalığı hak sebebi sayıyor.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Müslümanlık sömürüye müsaade etmez; bütün insanlar eşittir, herkes insan hakkına sahiptir, kimsenin kimseyi sömürmemesi lazımdır der. Kuvveti değil, Hakk'ı üstün tutan bir inanıştır.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Bugün başörtülü kız evladımız üniversiteye geldiğinde kapıda hakarete uğruyor. Bizden sonra o evladımız yine gelecek, kapı yine açılacak — ama bu sefer ona selam durmak için.
— Video: Şeytanın Avukatı, 1995 (32.Gün arşivi)
Bizim ordumuz milletimizin bir parçasıdır. En büyük kahramanlıklarını hep inancından almıştır; şehitlik zaten dinî bir mefhumdur. Bir insan cennete gideceğine inandığı zaman vatanı için canını seve seve verir.
— Video: Şeytanın Avukatı, 1995 (32.Gün arşivi)
Lâ ilâhe illallah: Allah'tan başkasına kul olunmaz. Kimse kimsenin kölesi olmayacak, herkes hakkını alacak.
— Video: Flash TV, 01.07.2007 (1. bölüm)
Cenab-ı Hak bize cüz'î irade vermiştir: doğruyu yanlıştan ayırdıktan sonra seni serbest bırakıyor. Kendi iradenle doğruyu seçeceksin ki o şerefi kazanasın.
— Video: Flash TV, 01.07.2007 (1. bölüm)
Bir Çocuk, Kadın ve Aile Koruma Yüksek Kurulu kuracağız. Medyada, filmlerde ve sosyal hayatta aileyi çürüten bütün hareketleri takip edecek, önleyecek ve müsaade etmeyeceğiz. Çünkü toplumun gücü aile gücüdür.
— Video: Flash TV, 01.07.2007 (2. bölüm)
Kapitalist nizamın en büyük tahribatı ahlak tahribatıdır. Faiz, fakiri açlıktan ahlaksızlığa iter; zengini de çalışmadan kazandığı parayla ahlaksızlığa iter. İkisini birden bozar.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
Bir insan oturduğu yerde ayda milyarlarca lira faiz alıyor, hiç çalışmıyor. Eğer nefis terbiyesi görmemişse yapacağı ilk şey, o parayı harcayacak bir kumarhane aramaktır; bulamazsa kendisi kurar.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
İslam demek; ilim, çağdaşlık, sosyal adalet ve adil düzen demektir. İlericilik ve çağdaşlık asıl İslam'ın bir sıfatıdır.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.45
Cihat; kendimizi ıslah edip olgunlaştırmak ve başka insanlara yararlı olmak için yapılacak tüm gayretlerdir.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.24
Bir Müslüman, evine ekmek götüremeyen insanları görünce “onları açlığa ben mahkûm etmedim ki, bana ne?” diyemez. Herkesin karnını doyuracak bir düzenin kurulması için elinden gelen gayreti gösterecektir.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.25
Koltuğunda oturuyorsun; önündeki çıplak kabloda on bin voltluk elektrik var ve elinin altında da kesme düğmesi. Bir âmâ, bastonuyla tık tık kabloya doğru ilerliyor. “Ben işimle meşguldüm, kabloyu ben döşemedim, elektriği ben vermedim” demek seni kurtarır mı? Hayır. Düğmeye basmak zorundasın. Milletin aldatıldığını gören şuurlu insan da koltuğunda oturamaz.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.29-30
Bir atlı, pınarın başına at bağlayacak yer bulamayınca ormandan bir kazık kesip çakıyor: “Benden sonra gelenler sıkıntı çekmesin.” Sevap kazanıyor. Yıllar sonra otlar kazığı örtünce bir başka atlı ona takılıp düşüyor; “başkası düşmesin” diye kazığı söküyor. O da sevap kazanıyor. Biri çaktı, biri söktü — ikisi de kazandı. Çünkü ameller niyetlere göredir.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.39
Kanada'da ehliyet imtihanı simülasyonla yapılır: araba sabittir, karşıdaki ekranda yol filmi oynar; direksiyon, fren, gaz — her hareketin otomatik beyne kaydedilir. Doğru kullandıysan çıkışta ehliyet kutuda hazırdır. İşte dünya hayatı da böyledir: film Cenab-ı Hakk'ın küllî iradesi, direksiyondaki tercihlerin senin cüz'î iradendir. İmtihan, standarttır ve otomatik beyni yanıltmak mümkün değildir.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.40
Doksan yaşındaki Ebu Eyyûb el-Ensarî, cihat ilan edilince okuduğu Kur'an'ı kapatıp kalktı. Evlatları “baba, sen otur Kur'an'ını oku” dediler. Cevabı şuydu: “Siz bana otur Kur'an oku diyorsunuz; ama ben Kur'an'ı okuyunca, o da bana diyor ki: kalk ve cihat et!” Kim “İslam nasıl bir dindir” diye merak ediyorsa, İstanbul surlarının önündeki bu doksanlık sahabeye baksın.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.242
İlk sanayileşme mücadelemizde Mehmet Zahid Kotku Hocamızın tavsiyelerini unutmamız mümkün değildir. Dergâhın önündeki otomobilleri gösterir, “keşke bu ithal otomobillerin yerine imalat fabrikaları kurabilsek, aç susuz insanımıza iş sağlayabilsek” derdi. Türkiye'nin ekonomik bağımlılığının kültürel bağımlılığı da getireceğini söylerdi.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.9
Kırgızistan Cumhurbaşkanı'na dört saat Adil Düzen anlattık; götürdüğümüz kitapları okul kitabı yaptı. Balasagun'da harabe camide üç yüz kişi ikindi namazı kıldık. Namazdan sonra doksan altı yaşında bir Kırgız ağlıyordu: “Yedi yaşımdan on bir yaşıma kadar tek vakit kaçırmadım, hafızdım. Komünizm belası geldi; hafızlığımı da namazı da unuttum. İşte bunun için ağlıyorum.” Adam İslam için ağlıyor ama İslam nedir bilmiyor. Bu Kırgız misalini sakın unutmayınız: acaba biz de öyle miyiz?
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.27-28
Devletin kendisi de kanun dışı iş yapamaz. Devleti temsil eden insanlar bir araya gelseler yine kanun dışı iş yapamazlar — hukuk devletinin tarifi budur.
— Video: Necmettin Erbakan 32. Gün'de, 1996 (Birand röportajı) — yerel Whisper transkripsiyonu
Hüküm vermek ve infaz etmek yargının işidir. İcra, hangi sebeple olursa olsun hukukun dışına çıkıp birtakım operasyonlar tertip edemez. İster PKK'ya karşı olsun, ister başka bir şey — hiçbir şey karşısında hukuk dışına çıkılamaz.
— Video: Necmettin Erbakan 32. Gün'de, 1996 (Birand röportajı) — yerel Whisper transkripsiyonu
[Aile fertleri ve yakın çalışma arkadaşlarının belgeseldeki tanıklıkları:] “Küçük çocukların önünde bile ceketinin önü ilikliydi; gençleri kapıda ceketi ilikli karşılar, tek tek ellerini sıkarak uğurlardı.” — “Kimsenin sözünü kestiğine şahit olunmamıştır; bildiği bir konu olsa dahi 'bunu biliyorum, anlatmayın' demezdi.” — “Yurt dışı gezilerinden çocuklarına mutlaka sürpriz hediye getirir, törensel bir şekilde verirdi.”
— Video: TVNET belgeseli 'Büyük Türkiye idealine adanan bir ömür' — yerel Whisper transkripsiyonu
Almanya'da Düsseldorf'taki bir iktisat müzesini geziyordum. Uçakların gelişimine koca bir salon ayrılmış; ev banyosunun tarihine ayrılan köşe ise minicik. Neden? Çünkü onlarda banyo tarihi yok. Duvardaki levhada şu yazıyordu: “Meşhur filozof Goethe bir gün banyo yaparken gözü takvime ilişti ve baktı ki bir önceki yıkanışı tam bir sene önceymiş.” Bugün Avrupa'da gördüğünüz temizlik, Müslümanlardan alınmıştır.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.12-13
Toprağın, madenlerin, ormanların, meraların hakiki sahipleri şehitlerdir. Şehitleri de devlet temsil etmektedir.
— Adil Ekonomik Düzen (RP, 1991) — kitaplar/adil_ekonomik_duzen_1991.pdf, PDF s.55
Bizim adil düzen dediğimiz, devletin zalim olmamasıdır. Devlet neden bir Frankenstein olsun?
— Türkiye'nin Temel Meseleleri — kitaplar/turkiyenin_temel_meseleleri.pdf, PDF s.6
Reform sözünü ben reddediyorum. Kitap ve sünnet zamana göre değişmez. Ama tıpkı eski devirdeki büyük müçtehidler gibi, o prensiplerin esasını kavrayıp yeni şartlara tatbik etmek mümkündür. Bu iş ilim ister; okuma yetmez.
— Türkiye'nin Temel Meseleleri — kitaplar/turkiyenin_temel_meseleleri.pdf, PDF s.8
Müslümanlık üç ceza maddesinden ibaret değildir; bütün bir adalet ve hak sistemidir. Siz bir sömürü ve köle düzeninin içinde birkaç ceza maddesi tatbik etmeye kalkarsanız, bu Müslümanlık olmaz. Sudan'da, Pakistan'da olan budur.
— Türkiye'nin Temel Meseleleri — kitaplar/turkiyenin_temel_meseleleri.pdf, PDF s.7-8
Laiklik demek; herkesin düşünce hürriyetine, vicdan hürriyetine, ibadet hürriyetine sahip olması, kimsenin kimseye inancından dolayı baskı yapamaması demektir. Maalesef laiklik bizim ülkemizde yıllarca İslam düşmanlığı olarak uygulandı; inanan insanlara baskı aracı yapıldı.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.175-176
Bize göre haklı olan zayıf da olsa kuvvetlidir; haksız olan kuvvetli de olsa zayıftır.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.177
Devlet, millete tahakküm için değil, hizmet için vardır. Öyle bir devlet olacak ki Kars'taki kardeşimiz kendi kendine düşünürken bile “benim ne güzel devletim var” diyecek.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.177
Takdir-i İlahi'ye bakınız: Mekke Konferansı'nın son günü 12 Eylül'e rastladı. 1980'in yine bir 12 Eylül'ünde Uzunada'da cuma namazına gitmemize dahi izin verilmezken, şimdi Kâbe'nin altın kapısı özel olarak açılmış, bendeniz içinde namaz kılıyordum.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.136
İstanbul'da bir akşam toplantısında, Yunanistan'dan gelip Müslüman olan yaşlı bir hanım anlattı: “Konyalı zengin bir Müslüman ailenin yanında hizmetçiydik. Hiçbir bayram hatırlamam ki o zengin efendi, hizmetçinin çocukları olan bize yeni ayakkabıları kendi öz çocuklarından önce almamış olsun. Çok zengin bir insana bu tutumu veren böyle bir dine kırk yıldır hayranım; bugün bu dinin mensubu olma şerefine erdim, hayatımın en mesut gününü yaşıyorum.”
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.79-80
Doğu Bloku'ndaki kadını düşündüğüm zaman, hadde makinesinin başında kan ter içinde çalışan yorgun bir kadın görüyorum. Batı'daki kadını düşündüğümde, eşitlik adı altında tabiatına uymayan muameleye tabi tutulan mutsuz bir kadın görüyorum. İslam'daki kadını düşündüğüm zaman ise cenneti bile ayaklarının altında tutan bir varlık görüyorum.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.85-86
Çoğunluğu hak sebebi sayanlar, parmak kaldırıp indirmekle hak ihdas edeceklerine inanırlar. Oysa doğru, parmakla bulunmaz; doğru, akıl ve ilimle bulunur.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.213
Aslan Yürekli Richard Kudüs'te 100 bin Müslüman katletti; kendi tarihçilerine göre sokaklarda akan kan atların üzengisine kadar yükselmişti. Altmış yıl sonra Selahaddin Eyyubi Kudüs'ü fethetti. “Sen 100 bin öldürdün, ben 200 bin öldüreceğim” demedi; “Ben Hz. Muhammed'in ümmetindenim, hiçbirinize dokunmayacağım” dedi ve kimsenin kılına dokunmadı. Bir de Batılıların tarihine bakın: Endülüs kıyımı, Engizisyonlar, Hitler, Stalin... Bizim tarihimiz Batılılarda, onların tarihi bizde olsaydı bizi konuşturmazlardı.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.214
Çağdaşlık, bu maksatla uydurulmuş bir laftır: bu kelime adına sen kendi temel esaslarından fedakârlık yapacaksın. Ne münasebet! Çağdaşlığı mağdaşlığı bırak arkadaş; bizim sana bir sualimiz var — sen saadet istiyor musun, istemiyor musun? Saadet istiyorsan, o saadeti meydana getirecek şartlara uyman lazım. Çağdaş olmuşsun da ne olmuş?
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.238
Bu davanın motor gücü imanlı gençliktir.
— Kitap: Davam, s.246-247
Davamız İslam'dır, gayemiz Allah'ın rızasını kazanmaktır.
— Davam (Necmettin Erbakan) — 02:09
Her şeyin temeli önce ahlak ve maneviyat.
— Video: Önce Ahlak ve Maneviyat — 00:00
Din fıtridir, zaruridir, saadetin kaçınılmaz bir parçasıdır.
— Video: Necmettin Erbakan Hoca’mızın Tarihi Sözleri — 01:47
Milli Görüşçü Eğitim Sistemi'nde, ahlak ve maneviyat esas olacaktır.
— Kitap: Davam, s.183-184
Maneviyat olmadan, insanları manevi bakımdan geliştirmeden, Saadet olmaz.
— Video: Uzun konusmaya luzum yok — Once Ahlak ve Maneviyat — 00:41
İnsanların saadete ulaşabilmesi için yanlışın değil doğrunun, kötünün değil iyinin, zararlının değil faydalının, zulmün değil adaletin yeryüzünde hakim olması lazım gelir.
— Video: Gayemiz Bütün İnsanlığın Saadetidir - Prof.Dr.Necmettin Erbakan
Altmış milyon insan şu yarım milyon Çanakkale şehidi gibi yeniden ayağa kalkarız.
— Video: Erbakan Hoca'dan Rauf Denktaş'a Kıbrıs Hakkında Mektup - 1991 — 01:12
Din adamlarımız bu telkinlere uyup batıla hizmet edecek değil, tam tersine kendilerine bu telkinleri yapanları da irşad etmekle görevli olan muhterem kardeşlerimizdir.
— Video: Erbakan, Akşemseddin gibi olmalı! - 1993 #shorts
Herkese can emniyeti, mal emniyeti, aklının korunması, ırz, namus, neslinin korunması ve de inancının, mezhebinin korunması hakkını teminat altına alan düzendir.
— Video: Erbakan: Adil Düzen, herkese hakkını veren düzendir! - 1995 #shorts
İkinci temel esas şudur, bir kavmin içinde hakkı tebliğ eden bir zümre bulunursa Allah o zümreye hidayet verir, onların yüzü hürmetine de o kavme saadet verir.
— Video: "Temel Esaslarımız" — 00:27