Doğulu ilim adamı, ilim sarayının içine iman anahtarıyla girer; Kur'an'dan aldığı ilhamlarla onun her tarafını aydınlatarak dolaşır, öğrenir, öğretir.
NECMETTİN ERBAKAN
Kaynak: İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.14-15
Doğrulanmış kaynakBu cümle kaynakta birebir geçmiyor — arşivin sadeleştirilmiş aktarımı. Fikir ve kaynak Erbakan'ın, kelimeler arşivin.
Söz, kaynak metinde birebir ya da çok yakın biçimde bulundu.
Doğrulama notu: Kitap baştan sona okundu; pasaj bu sayfada
Kaynaktaki pasaj: “…kikatleri arıyor, tutuyor, fakat bu değildir, diyor, öbürünü tutuyor, bu değildir diyor. Batıdaki ilim adamlarının hali budur. Doğudaki ilim adamının hali bundan tamamen farklıdır. O ilim sarayının içine iman…”
Aynı temadan
- Batı'daki fikir silsilesi bugüne kadar hep birbirini tekzip ederek gelmiştir; İslam âlimleri ise birbirini teyit ede…
- Bütün müspet ilimler gelmiş, tıkanmıştır. Bu tıkanıklıktan çıkışın yolunu ancak Kur'an-ı Kerim'den alınan ışıkla…
- Kur'an-ı Kerim üzerinde tetkikatı olmayan insan, müspet ilim sahasında hakiki ilim adamı olamaz.
- On yıl Amerika'da profesörlük yapmış bir matematikçi arkadaşımız, Kutadgu Bilig'deki bir şiiri okuyunca beyninden…
- Kristof Kolomb aylarca Atlantik'te ilerleyip kara bulamayınca gemidekiler isyana kalkıştı. Gemide tutulan hatıra…