Gençlik ve İlim
29 kaynaklı söz
Bir milletin asıl gücü; topu, tüfeği yahut tankı değil, imanlı ve inançlı gençliğidir.
— Davam (Millî Gazete Ankara Kitap Kulübü baskısı) — arşiv nüshası: kitaplar/davam.pdf, PDF s.243
Bilmemek bilmemek değildir. Bilmemek, bilmediğini bilmemektir.
— 3. Şahlanış, Eyüp Sultan — 26 Kasım 2010 Cuma
Akıl, bir işin sonunu düşünmektir. Yani kârını, zararını çok iyi hesap ederek bir işe girişmektir. Çünkü son pişmanlık para etmeyecektir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
İnsanı hayvandan ayıran ve faziletli kılan özellikler: doğru ile yanlışı ayırma — bundan ilimler doğmuştur; faydalı ile zararlıyı ayırma — bundan ekonomi doğmuştur; adalet ile zulmü ayırma — bundan siyaset ve hukuk doğmuştur; güzel ile çirkini ayırma — bundan ahlak ve sanat doğmuştur.
— Yaygın derleme
Bir üniversitede profesör olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz; ama ülkenizin insanı açsa, sefalet içindeyse, dünyada 300 bin çocuk yoksulluktan ölüyorsa, sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar?
— Davam (Millî Gazete Ankara Kitap Kulübü baskısı) — arşiv nüshası: kitaplar/davam.pdf, PDF s.17
Bir milletin güçlü olması için, evlatlarının bir yandan ilim öğrenmesi, bir yandan nefis terbiyesi yapması lazım gelir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Herhangi bir konuda en doğruyu bulmak için gayret gösterip gerçeği öğrenmek, ilahî bir nimettir. Ancak bulduğumuz doğrunun hakkımızda hayırlı olup olmadığını fark etmek de ayrı bir fazilet ve ferasettir.
— necmettinerbakan.net — Altın Sözler
Bir ülkenin en kıymetli varlığı, en büyük sermayesi inançlı evlatlarıdır. Biz Malazgirt'i neyle kazandık? Parayla mı? İmanla.
— Video: Flash TV, 01.07.2007
Akıl, saadet yolunu bulmak için, denize düşen bir insanın sarıldığı cankurtaran simidi gibidir; onu tahrip ederseniz o insanın temel hakkını tahrip etmiş olursunuz.
— Video: Bilkent Üniversitesi konuşması
İnsanı yaratılmışların en mükemmeli kılan dört meziyet vardır: doğruyu yanlıştan, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden, güzeli çirkinden ayırabilmesi.
— Video: Flash TV, 01.07.2007 (1. bölüm)
Müslümanlar olarak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük düşünce sistemine sahip bulunuyoruz.
— İslam ve İlim (konferans metni) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.1
İrfan, “benim düşüncem de yanlış olabilir” demekle başlar.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.35
Bir âlimin de bir sarhoşun da aklı vardır. Âlimin aklı “şu insanları nasıl irşat etsem” diye çalışır; sarhoşun aklı “şu bakkalı nasıl kandırsam” diye çalışır. Önemli olan aklın temelindeki zihniyettir.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.37
Batılı bir âlim hangi formülden bahsederse bahsetsin, bütün o hesapları sıksanız yere üç damla düşer: etki tepkiye eşittir; madde yoktan var olmaz, vardan yok olmaz; enerji yoktan var olmaz, vardan yok olmaz. Bütün fizik, kimya ve mekanik bu üç prensiple hesaplanır.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.2-3
Batılı âlim bütün bu hesapları yaptığı hâlde kuvvetin ne olduğunu, enerjinin ne olduğunu, maddenin ne olduğunu tarif edemiyor. Kavramları alıp kullanıyor; ama “nedir bunlar?” dediğiniz zaman anlatamıyor.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.3
Einstein ömrünün sonlarında şunu söylemiştir: “Bütün ömrüm boyunca madde, enerji ve kuvvetle uğraşıp hesaplar yaptım ama bunların ne olduğunu anlayamadım. Yalnız hissettiğim bir şey var: enerji, madde, kuvvet diye birbirinden ayrı üç kavram yok. Ben bu işte bir tevhit hissediyorum — bir tek şey olsa gerek ki bazen enerji, bazen madde, bazen kuvvet hâline giriyor.”
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.4-5
İlim tarihi tetkikleri gösteriyor ki, Asr-ı Saadet'ten Rönesans'a kadar geçen yedi asır boyunca bütün insanlığın ilimlerini Müslümanlar geliştirmiştir. Bugünkü insan bilgisinin en aşağı yüzde 60-70'ini Müslümanlar inkişaf ettirmiştir.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.6
Halife Memun'un âlimleri Akdeniz'in genişliğini ölçerken trigonometriyi icat ettiler ve bir uzunluğa, cebe benzettikleri için Arapça “ceyp” dediler. Haçlı Seferleri'nden sonra Avrupalılar bu kitapları aldılar; hesapları anlamadan lügati açıp ceyp kelimesinin Latince karşılığı olan “sinüs”ü yazdılar. Biz de her şeyimizi Avrupa'dan aktardığımız için, kendi bulduğumuz ilmi bugün onların anlamadan koyduğu isimle okutuyoruz. Malın sahibi Müslümanlardır; Avrupalı bizden anlamadan almış, biz de onlardan anlamadan alıyoruz.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.8-9
El-Battânî, bir senenin 365 gün 5 saat 46 dakika 22 saniye olduğunu ölçmüştür — bugünkü en hassas ölçümden farkı sadece iki dakikadır. Gıyaseddin Cemşîd, pi sayısını virgülden sonra on beş hane doğrulukla hesaplamıştır; bugün elektronik makineyle hesaplattığımızda bir rakamı yerinden oynamıyor.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.8-10
Kristof Kolomb aylarca Atlantik'te ilerleyip kara bulamayınca gemidekiler isyana kalkıştı. Gemide tutulan hatıra defterlerine göre Kolomb isyanı şu sözlerle bastırdı: “Böyle söylenmeyin. Batıya gidildiğinde yeni karalara rastlanacağını Müslümanların kitaplarından okudum. Bu karaya mutlaka varacağız — çünkü Müslümanlar yalan söylemezler.”
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.12
On yıl Amerika'da profesörlük yapmış bir matematikçi arkadaşımız, Kutadgu Bilig'deki bir şiiri okuyunca beyninden vurulmuşa döndü: “Ey bir olan Tanrı… Yaratılan iki, Bir'in hazır şahididir.” İtalyan Peano'nun beş yılda kurduğu tabii sayılar aksiyomlarını, Yusuf Has Hâcib dört satırlık bir tevhit şiirinin içinde, dört asır önce vermişti. O profesör “artık ben bu aksiyomlara Peano-Yusuf Has Hâcib aksiyomu demeye mecburum” diye yazdı.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.13-14
Kur'an-ı Kerim üzerinde tetkikatı olmayan insan, müspet ilim sahasında hakiki ilim adamı olamaz.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.14
Batı'daki fikir silsilesi bugüne kadar hep birbirini tekzip ederek gelmiştir; İslam âlimleri ise birbirini teyit ede ede gelir. Eğer mutlak bir hakikat varsa — ki muhakkak vardır — birbirini tekzip edenlerin arasında mı olur, birbirini teyit edenlerin arasında mı?
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.14
Doğulu ilim adamı, ilim sarayının içine iman anahtarıyla girer; Kur'an'dan aldığı ilhamlarla onun her tarafını aydınlatarak dolaşır, öğrenir, öğretir.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.14-15
Bütün müspet ilimler gelmiş, tıkanmıştır. Bu tıkanıklıktan çıkışın yolunu ancak Kur'an-ı Kerim'den alınan ışıkla bulabiliriz. Bunu sadece imanımdan dolayı söylemiyorum; müspet ilimler sahasında senelerce çalışmış bir kardeşiniz olarak söylüyorum.
— İslam ve İlim (1969 konferansı) — kitaplar/islam_ve_ilim.pdf, PDF s.15
Kendi maarif sistemi kendisi için insan yetiştirmeyen tek millet haline geldik. Bugün ilkokulda alfabe “Kaya uyu, uyu, yat uyu” diye başlıyor. Bizim kuracağımız yeni maarifte çocuklara her şeyden evvel kâinatın Yaratıcısı tanıtılacak; ondan sonra “Kaya uyu” yerine “Mehmet kalk, uyan, çalış!” denilecek. Çocuklarımıza sadece kurbağaların üreme sistemini anlatarak değil; edebi, hayâyı, iffeti öğrettiğimiz takdirde adam olacaklarını anlamalıyız.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.183-184
Mühendislerimiz, Avrupa'dan gelecek yedek parçaların kataloğunu yapmak için değil; kendi traktörümüzü, kendi tankımızı, kendi uçağımızı, kendi motorumuzu kendi memleketimizde imal etmek için yetişmelidir. Eğitimde şuur olursa ailede huzur olur; “beşikten mezara kadar öğrenme” anlayışıyla bir eğitim seferberliğine girişmeliyiz.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.184-185
Sovyetler dağılırken Büyükelçi Albert Çernişev'in davetiyle Rusya Büyükelçiliği'nde üç gün Adil Düzen konferansı verdik; Rusya'dan profesörler geldi. Sonunda Çernişev sordu: “Bu Adil Düzen hangi kültür temelinden çıkarıldı? Biz gerçeği arıyoruz ama bulduğumuz ilmî olsun istiyoruz.” Dedik ki: İlim, Allah'ın kâinata koyduğu kanunları bulmaktır. İster aklınızı çalıştırarak o kanunlara ulaşın, ister Kur'an-ı Kerim'e bakın; aynı sonuca varırsınız. Bir gerçeği ilimde bulduğumuz zaman aynı gerçeği dinde de buluruz — “ilim + din = gerçek” formülü geçerlidir. Salondakilerin nasıl derin bir düşünceye daldıklarını bugün gibi hatırlıyorum.
— Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.209-210
Teknoloji İslam için en büyük rahmettir.
— Video: Erbakan Hocanın yıllar önceki konuşması — 00:27