Çağdaşlık, bu maksatla uydurulmuş bir laftır: bu kelime adına sen kendi temel esaslarından fedakârlık yapacaksın. Ne münasebet! Çağdaşlığı mağdaşlığı bırak arkadaş; bizim sana bir sualimiz var — sen saadet istiyor musun, istemiyor musun? Saadet istiyorsan, o saadeti meydana getirecek şartlara uyman lazım. Çağdaş olmuşsun da ne olmuş?
NECMETTİN ERBAKAN
Kaynak: Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.238
Doğrulanmış kaynakSöz, kaynak metinde birebir ya da çok yakın biçimde bulundu.
Doğrulama notu: Kitap okundu; pasaj bu sayfada
Aynı temadan
- Aslan Yürekli Richard Kudüs'te 100 bin Müslüman katletti; kendi tarihçilerine göre sokaklarda akan kan atların…
- Çoğunluğu hak sebebi sayanlar, parmak kaldırıp indirmekle hak ihdas edeceklerine inanırlar. Oysa doğru, parmakla…
- Doğu Bloku'ndaki kadını düşündüğüm zaman, hadde makinesinin başında kan ter içinde çalışan yorgun bir kadın görüyorum.…
- İstanbul'da bir akşam toplantısında, Yunanistan'dan gelip Müslüman olan yaşlı bir hanım anlattı: “Konyalı zengin bir…
- Takdir-i İlahi'ye bakınız: Mekke Konferansı'nın son günü 12 Eylül'e rastladı. 1980'in yine bir 12 Eylül'ünde…