Lise Birinciliği ve Yüksek Mühendis Okulu (İTÜ)

1943

Erbakan 1937'de girdiği İstanbul Erkek Lisesi'ni 1943'te bitirdi; lise birincisiydi. Dönemin kuralına göre lise birincilerinin yükseköğrenime sınavsız girme hakkı vardı, ancak Erbakan bu hakkı kullanmayıp giriş sınavına girdiğini ve sınav sonucunda doğrudan ikinci sınıftan başlatıldığını Davam'da kendi kalemiyle yazar. Girdiği kurumun 1943'teki resmî adı "İstanbul Yüksek Mühendis Okulu"ydu; "İstanbul Teknik Üniversitesi" adı ve fakülte teşkilatı bir yıl sonra, 12 Temmuz 1944 tarihli 4619 sayılı kanunla geldi. Aynı yıllarda aynı sınıfta okuduğu isimlerden biri, çeyrek asır sonra başlıca siyasî rakibi olacak Süleyman Demirel'di.

Arka plan

Babası Ağır Ceza Reisi Mehmet Sabri Bey'in tayinleri yüzünden çocukluğu birden çok şehirde geçti: ilkokula Kayseri Cumhuriyet İlkokulu'nda başladı, Trabzon'da bitirdi (Davam s.5-6). Aile 1937'de İstanbul'a taşındı ve orta öğrenim için İstanbul Erkek Lisesi'ne kaydoldu. Bir televizyon programının sunucusu, babasının ilk düşüncesinin Alman Lisesi olduğunu, öğrenim süresinin uzunluğu sebebiyle bundan vazgeçilip İstanbul Erkek Lisesi'nin tercih edildiğini anlatır; bu ayrıntı yalnız o program anlatımına dayanıyor, konuşan Erbakan değil sunucudur ve belgeyle doğrulanmadı (YouTube VwIeQ6hcNpA). 1943 Türkiye'si İkinci Dünya Savaşı'nın dışında kalmış ama savaş ekonomisiyle boğuşan bir ülkeydi; yüksek mühendis unvanı veren başlıca kurum, 1928'de 1275 sayılı kanunla "Yüksek Mühendis Mektebi" adını almış, 1944'te İTÜ'ye dönüştürülecek olan Gümüşsuyu'ndaki okuldu — aynı dönemde ayrı bir Teknik Okul'un da bulunduğu, 4619 sayılı kanunun 11. maddesindeki atıftan anlaşılıyor. Dönemin uygulamasında lise birincilerinin yükseköğrenime sınavsız girme hakkı bulunuyordu — Erbakan'ın 1943'te önüne konan seçenek buydu.

Olayın seyri

Erbakan'ın ağzından

1937 yılında girdiğim İstanbul Erkek Lisesini 1943 yılında bitirdim. Lise tahsilimden sonra, İstanbul Teknik Üniversitesine girdim. Bizim dönemimizde lise birincilerinin sınavsız girme hakkı olmasına rağmen sınava girmeyi tercih ettim. Sınav sonucunda, doğrudan ikinci sınıftan başlatıldım.

— Davam

1948 yılı yaz döneminde mezun olur olmaz, aynı üniversitenin Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistan olarak göreve başladım.

— Davam

Demirel benim sınıf arkadaşım.

— Video: "Erbakan Hoca'dan Ecevit ve Demirel Yorumu - Kim Ne Demiş"

Şimdi dediği doğrudur. Benim sınıf arkadaşımdır, şahsen dostumdur. Hatta sıra arkadaşımdır.

— Video: "No 329 Saadet Partisi 17 Ekim 2010 Olağanüstü Kongresi" — Erbakan'ın kongrede naklettiği eski bir Konya mitingi hatırası içinde, Demirel'in banda alınmış konuşmasını (sn.1114) aktardıktan sonra

Kendisi bir sınıf arkadaşı olarak arkadaşlık kardeşlik [vazifesini] yerine getirdi.

— Video: "Erbakan Hoca'dan Ecevit ve Demirel Yorumu - Kim Ne Demiş" — deşifrede kelime "vasfesini" olarak yazılmış, okuma düzeltmesi köşeli parantezle gösterildi

Sonuç

1943'teki tercih — sınavsız giriş hakkını kullanmayıp sınava girmek — Erbakan'ın hayatının geri kalanını belirleyen kurumla, yani yüksek mühendis unvanı veren Gümüşsuyu'ndaki okulla ilişkisini kurdu. Erbakan, Süleyman Demirel'le sınıf arkadaşı olduklarını birden çok kez kayda geçirdi; bu ilişki 1969 TOBB krizinde, 1970'lerin koalisyonlarında ve 28 Şubat sürecinde Türk siyasetinin ana eksenlerinden biri hâline geldi. Öğrencilik 1948 yazında mezuniyetle bitti; aynı yılın 1 Temmuz'unda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsü'nde asistan oldu — Almanya, Gümüş Motor ve ağır sanayi hattının başlangıç noktası burasıdır. Kurumun kendisi de bu dönemde değişti: Erbakan ikinci sınıftayken okul, 4619 sayılı kanunla İstanbul Teknik Üniversitesi oldu. Uzun vadeli sonuç olarak İTÜ Senatosu 6 Ekim 2022'de Gümüşsuyu Yerleşkesi'nin adını "İTÜ Gümüşsuyu Prof. Dr. Necmettin Erbakan Yerleşkesi" olarak değiştirdi.

İhtilaflı noktalar

İddia: Erbakan lise birincisi olduğu için üniversiteye sınavsız girdi.
Durum: yanlis
Sınavsız girme hakkı vardı ama kullanmadı. Erbakan bunu kendi kalemiyle yazıyor: 'lise birincilerinin sınavsız girme hakkı olmasına rağmen sınava girmeyi tercih ettim'. Erbakan Vakfı'nın resmî özgeçmişi de aynı şeyi söylüyor. 'Sınavsız girdi' cümlesi bazı haber ve YouTube anlatımlarında sürüyor.
İddia: 1943'te İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi'ne girdi.
Durum: yanlis
1943'te böyle bir kurum adı ve fakülte yoktu. Kurumun resmî adı 'İstanbul Yüksek Mühendis Okulu'ydu; 'İstanbul Teknik Üniversitesi' adı 12 Temmuz 1944'te kabul edilip 20 Temmuz 1944'te Resmî Gazete'de yayımlanan 4619 sayılı kanunla verildi (md.1) ve fakülte teşkilatı da bu kanunla kuruldu (md.3). Erbakan bu ismi Davam'da geriye dönük olarak kullanıyor. Yani 1943'te girdiği okul, o ikinci sınıftayken üniversiteye dönüştü.
İddia: İTÜ'yü 4,00 üzerinden 3,98 ortalamayla bitirdi, rekoru hâlâ kırılmadı.
Durum: belirsiz
Hiçbir yayın İTÜ'nün belgesine, transkriptine ya da resmî açıklamasına atıf yapmıyor. Sözcü'de Uğur Dündar "Okulu tarihindeki en yüksek derece olan 3,98 ortalamayla bitirdiği için, hiç beklemeden asistan oluyor" diyor ve bilginin Erbakan'ın kendi anlatımına dayandığını belirtiyor; Milli Gazete'nin yerleşke haberi de aynı rakamı kaynaksız veriyor. Erbakan Davam'da hiçbir ortalama vermiyor; TDV İslâm Ansiklopedisi, İslam Düşünce Atlası ve Erbakan Vakfı özgeçmişi de rakam vermiyor. Ayrıca 1940'ların Yüksek Mühendis Okulu'nda 4,00'lık bir ortalama sisteminin kullanıldığı belgeyle gösterilmiş değil. Doğrulanana kadar rakam olarak kullanılmamalı; "fakülteyi birincilikle bitirdi" ifadesi kurum kaynaklarında var, ortalama rakamı yok.
İddia: Giriş sınavında 2.000 aday arasından ilk 10'a girdi.
Durum: belirsiz
Sayı yalnız İslam Düşünce Atlası maddesinde bulunabildi: "girdiği imtihanda 2 bin kişi arasından ilk 10'a girme başarısını göstererek İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ikinci sınıfından yüksek öğrenimine başlar." Daha önce ikinci kaynak olarak gösterilen Yeni Şafak biyografisi açılıp kontrol edildi; o sayfada bu iddia GEÇMİYOR — dolayısıyla iddia tek ikincil kaynağa dayanıyor. Erbakan Davam'da yalnızca "sınav sonucunda doğrudan ikinci sınıftan başlatıldım" diyor, aday sayısı veya derece vermiyor. 1943 giriş sınavına ait resmî bir kayıt/tutanak bulunamadı.
İddia: Beş yıllık makine mühendisliğini 3,5 senede bitirdi.
Durum: yanlis
Erbakan'ın kendi verdiği tarihlerle uyuşmuyor: 1943'te (ikinci sınıftan) başlayıp 1948 yaz döneminde mezun olmuş; bu, okulda geçen beş takvim yılı demektir. Kısaltılan şey öğrenim süresi değil, sınavla atlanan birinci sınıftır. İddia esas olarak sosyal medya paylaşımlarında dolaşıyor.
İddia: 1 Temmuz 1948'de İTÜ Makine Fakültesi'nden mezun oldu.
Durum: belirsiz
İki kurum kaynağı da 1 Temmuz 1948'i mezuniyet-asistanlık eşiğine koyuyor, aralarında çelişki YOK: İslam Düşünce Atlası "1 Temmuz 1948'de, İTÜ Makine Fakültesi'nden üstün başarı ile mezun olur olmaz -yani imtihanların hemen hemen bittiği gün- Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsü'nde asistan olarak göreve başlar" diyor; Erbakan Vakfı özgeçmişi de aynı günü asistanlığa başlangıç olarak veriyor. Gerçek boşluk şudur: Erbakan kendi kaleminde gün vermiyor (yalnız "1948 yılı yaz döneminde"), ve gün diploma ya da atama kararı gibi bir belgeyle doğrulanmış değil.
İddia: Dönem tanığı Melahat Topaloğlu, Demirel ve Erbakan'ın kendisinden sonraki sınıfta olduğunu söylüyor.
Durum: belirsiz
Hürriyet'e 2011'de verdiği tanıklıkta "1943'te önce makine mühendisliğine girdim ama ikinci yılda mimarlığa geçtim" ve "Demirel, Erbakan benden sonraki sınıftalardı" diyor. Bu, kaydın merkezî bilgisiyle (Erbakan 1943'te doğrudan ikinci sınıftan başlatıldı) örtüşmüyor: 1943'te birinci sınıfa giren biri için Erbakan bir sınıf ÖNDE olmalıydı, sonraki sınıfta değil. Çelişki gizlenmiyor; ancak 68 yıl sonra verilmiş bir hatıra beyanı olduğu için sınıf kurgusu buna değil Erbakan'ın kendi ifadesine dayandırıldı. İkisini birden doğrulayacak bir okul kaydı bulunamadı.
İddia: Süleyman Demirel Erbakan'ın sınıf arkadaşıydı.
Durum: dogru
Erbakan bunu birden çok kez kayda geçirdi: bir televizyon söyleşisinde "Demirel benim sınıf arkadaşım" diyor (E1J04KAD87E sn.115). 17 Ekim 2010 Saadet Partisi kongresinde ise eski bir Konya mitingi hatırasını naklederken Demirel'in banda alınmış konuşmasını aktarıyor — "Diyor ki Erbakan benim sınıf arkadaşımdı" (_BCk1G4pl68 sn.1114) — ve devamında "Şimdi dediği doğrudur… hatta sıra arkadaşımdır" diyor (sn.1275). Buradaki önemli sınır: Demirel'in sözü YALNIZ Erbakan'ın nakli üzerinden biliniyor; Demirel'in kendi ağzından birinci elden bir beyan bulunamadı (Anadolu Ajansı'nın "he was a schoolmate of Necmettin Erbakan" cümlesi ajansın kendi ifadesidir, Demirel'den alıntı değildir). Farklı şubelerde okumuş olmaları (Demirel inşaat, Erbakan makine) buna engel değil: dönem tanıklığına göre okulun ilk iki sınıfında dersler ortaktı, ayrışma üçüncü sınıfta oluyordu. Demirel'in okula giriş yılı hiçbir kaynakta bulunamadığı için sınıf denkliği takvimle rekonstrüksiyon EDİLMEDİ.

Kaynaklar