İTÜ Makine Fakültesi'nden Mezuniyet

Yaz 1948

Erbakan, 1943'te girdiği İstanbul Yüksek Mühendis Okulu'ndan — okul 1944'te kanunla İstanbul Teknik Üniversitesi'ne dönüştürüldü — 1948 yazında Makine Fakültesi mezunu oldu. TDV İslâm Ansiklopedisi mezuniyeti ve aynı yıl Motorlar Kürsüsü'nde asistanlığa başlamasını kaydediyor; Erbakan da Davam'da "1948 yılı yaz döneminde mezun olur olmaz ... asistan olarak göreve başladım" diye yazıyor. Mezuniyet derecesine dair kaynaklar birbirini tutmuyor: TDV hiçbir derece belirtmez, Erbakan Vakfı "üstün başarı", Necmettin Erbakan Üniversitesi "birincilikle" der; yaygın "3,98 ortalama" iddiasının dayandığı bir İTÜ belgesi bulunamadı. Aynı yıllarda okulun arka bahçesindeki metruk bekçi binasının mescide çevrilmesini, 1947'de İTÜ'ye giren Recai Kutan birinci elden anlatıyor. Öğrenim süresi aritmetiği çözülmedi: 1943'te ikinci sınıftan başlayıp 1948 yazında mezun olmak beş ders yılı eder; dönemin program uzunluğunu gösteren nizamname bulunamadı.

Arka plan

Erbakan, Davam'daki kendi anlatımına göre 1937'de girdiği İstanbul Erkek Lisesi'ni 1943'te bitirdi ve aynı yıl yüksek mühendislik öğrenimine başladı. Kendi ifadesiyle o dönemde lise birincilerinin sınavsız giriş hakkı vardı; buna rağmen sınava girmeyi tercih etti ve sınav sonucunda doğrudan ikinci sınıftan başlatıldı. Okula girdiğinde kurumun adı İstanbul Yüksek Mühendis Okulu'ydu; öğrenciliğinin ikinci yılında, 12 Temmuz 1944 kabul tarihli 4619 sayılı kanunla (Resmî Gazete 20.VII.1944, sayı 5761) okul "bütün hak ve vecibeleriyle birlikte" İstanbul Teknik Üniversitesi olarak teşkilatlandırıldı. Kanunun ikinci maddesi üniversitenin görevini "muhtelif kollarda yetiştireceği yüksek ve doktor mühendislerin nazari ve amelî öğretimlerini bir bütün olarak sağlamak" diye tanımlıyordu; yani mezunlara verilen unvan "yüksek mühendis"ti. Erbakan'ın kendi kaleminde millî motor sanayii kararlılığının pekiştiği an bu öğrencilik yılları değil, Almanya'da Türkiye Zirai Donatım Kurumu'nun Alman fabrikalarına verdiği motor siparişlerini gördüğü dönemdir (Davam, s.7).

Olayın seyri

Erbakan'ın ağzından

Lise tahsilimden sonra, İstanbul Teknik Üniversitesine girdim. Bizim dönemimizde lise birincilerinin sınavsız girme hakkı olmasına rağmen sınava girmeyi tercih ettim. Sınav sonucunda, doğrudan ikinci sınıftan başlatıldım. 1948 yılı yaz döneminde mezun olur olmaz, aynı üniversitenin Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistan olarak göreve başladım.

— Davam

1937 yılında girdiğim İstanbul Erkek Lisesini 1943 yılında bitirdim.

— Davam

Bazen bize soruyorlar: "Bütün okulları birincilikle bitirmişsiniz. Deha seviyesinde bir beyne sahipsiniz. Bilim dünyasında büyük buluşlara imza atmışsınız. Bir bilim adamı olarak kalıp, ilmi buluşlara imza atsaydınız, insanlığa böylece hizmet etseydiniz daha iyi olmaz mıydı?" diyorlar. Bizim cevabımız şudur: "Bir üniversitede profesör olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz, ama ülkenizin insanı bugün olduğu gibi açsa, sefalet ve zorluklar içerisindeyse, dünyada 300 bin çocuk yoksulluk içinde açlıktan ölüyorsa, sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar?"

— Davam

Sonuç

Mezuniyet, Erbakan'ı doğrudan akademiye taşıdı: aynı yıl Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsü'nde asistan oldu, o dönemde doktora tezine tekabül eden yeterlik tezini hazırladı ve bu tezdeki başarısı sebebiyle 1951'de üniversite tarafından Aachen Teknik Üniversitesi'ne gönderildi (TDV; TDV tez çalışması için tarih aralığı vermez). Böylece hayatının geri kalanını belirleyen "motor" ihtisası ve Almanya tecrübesi bu mezuniyetle başladı; Erbakan sonraki yıllarda kendi millî motor sanayii davasını (Gümüş Motor) bu birikime dayandıracaktır. İTÜ Senatosu 6 Ekim 2022 tarih, 813 sayılı toplantısında Makine Fakültesi'nin bulunduğu Gümüşsuyu Yerleşkesi'nin adını "İTÜ Gümüşsuyu Prof. Dr. Necmettin Erbakan Yerleşkesi" olarak değiştirdi.

İhtilaflı noktalar

İddia: İTÜ Makine Mühendisliği'ni 4,00 üzerinden 3,98 ortalamayla bitirdi; bu rekor hâlâ kırılamadı.
Durum: belirsiz
Bu rakamın dayandığı hiçbir İTÜ belgesi, transkript veya resmî açıklama bulunamadı. Rakamı en çok yayan Millî Gazete haberi (11 Ocak 2021) kaynağı olarak açıkça 'sosyal medya'yı gösteriyor. Erbakan Davam'da mezuniyetini anlatırken hiçbir not ortalamasından söz etmiyor; TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi de derece/ortalama belirtmiyor. Dolaşımda '3,96' ve 'İTÜ'yü 3,5 senede bitirdi' gibi birbiriyle çelişen versiyonlar var (Davam'a göre 1943-1948 arası okumuştur, 3,5 sene değil). Ayrıca 4'lük ortalama, Türkiye'de kredili sisteme geçişle yaygınlaşan bir ölçüdür; 1948'de İTÜ'de 4'lük GNO uygulandığına dair bir yönetmelik/belge bulunamadı — ama aksini kanıtlayan belge de bulunamadığı için 'yanlış' değil 'belirsiz' işaretlenmiştir.
İddia: İTÜ'yü birincilikle / pekiyi dereceyle bitirdi.
Durum: belirsiz
Kaynaklar aynı olayı üç farklı sıfatla anlatıyor: TDV İslâm Ansiklopedisi hiçbir derece yazmıyor ('1948'de ... mezun oldu'); Erbakan Vakfı 'üstün başarı ile'; Necmettin Erbakan Üniversitesi'nin resmî sayfası '1948 yılında fakülteyi birincilikle bitirdi'; Recai Kutan da 'birincilikle mezun oldu' diyor. Erbakan'ın kendi kaleminden çıkan Davam'da ne 'birincilik' ne de bir derece ifadesi var — kitapta 'birincilik' yalnızca kendisine sorulan sorunun içinde geçiyor. Mezuniyet sıralamasını gösteren bir İTÜ kaydı bulunamadı. Sitedeki mevcut metnin kullandığı 'pekiyi derece' ifadesi ise incelenen kaynakların hiçbirinde geçmiyor. Ek şerh (kaynak künyesinden buraya taşındı): Davam s.17'de geçen 'bütün okulları birincilikle bitirmişsiniz' ifadesi Erbakan'ın kendi iddiası değil, kendisine yöneltilen sorunun içindedir; Erbakan o bölümde okul derecesini ne teyit ne tekzip eder, soruyu başka bir yere çeker.
İddia: Süleyman Demirel, Erbakan'ın İTÜ'den sınıf arkadaşıydı.
Durum: belirsiz
İkisi aynı bölümden mezun değil: Erbakan Makine Fakültesi, yaz 1948; Demirel İnşaat Fakültesi, 1949 (İTÜ İnşaat Fakültesi'nin kendi mezunlar sayfası '1949 yılında İnşaat Fakültesinden Yüksek Mühendis unvanıyla mezun oldu' diyor; başka kaynaklar Şubat 1949 der). 'Aynı sınıfta okudular' anlatısının tek dayanağı, dönemin öğrencisi Kadri Örencik'in 'bizim zamanımızda İTÜ'de 1. ve 2. sınıfların dersi aynı olduğundan aynı sınıfta okur, 3. sınıftan itibaren kendi şubemize geçerdik' şeklindeki sözlü tanıklığıdır. Erbakan'ın 2. sınıftan başladığı düşünülürse ortak ders döneminin de sınırlı olması gerekir. Belgeli değil.
İddia: Üniversite yıllarında okulda mescit açılmasına öncülük etti.
Durum: belirsiz
Mescidin varlığı için birinci elden bir tanıklık var: 1947'de İTÜ'ye giren Recai Kutan, 'İTÜ binasının arka bahçesindeki terk edilmiş bir bekçi binasını mescit haline getirmişlerdi. Orada hem namaz kılınıyor hem de sohbet yapılıyordu' diye yazıyor. Ancak Kutan çoğul kullanıyor ve mescidi kimin başlattığını söylemiyor; 'öncülük etti' nitelemesini destekleyen bir belge veya doğrudan tanıklık bulunamadı. TDV maddesinde mescitten hiç söz edilmiyor. Erbakan'ın kendi kitabı Davam'da da bu olay geçmiyor.
İddia: Sınavsız girme hakkı olmasına rağmen sınava girdi ve doğrudan ikinci sınıftan başlatıldı.
Durum: belirsiz
Erbakan bunu Davam'da birinci ağızdan anlatıyor (s.5). Aynı bilgiyi Recai Kutan da 27 Şubat 2011 tarihli yazısında ikinci aktarım olarak tekrarlıyor ('Giriş imtihanında gösterdiği başarıdan dolayı eğitime ikinci sınıftan başladı'); Erbakan Vakfı, Millî Gençlik Derneği ve basın da aynı beyanı aktarıyor. Ancak tek asıl kaynak Erbakan'ın kendi beyanıdır; diğerleri bu beyanı naklediyor. Bağımsız bir okul kaydı (giriş sınavı sonucu, öğrenci künyesi, intibak kararı) bulunamadığı için 'dogru' değil 'belirsiz' işaretlendi.
İddia: Henüz asistanken, ders verme yetkisi doçent ve profesörlere ait olmasına rağmen kendisine özel izin çıkarılıp ders vermeye başladı.
Durum: belirsiz
İddia yalnızca Millî Görüş çevresi kurum yayınlarında (Erbakan Vakfı, Millî Gençlik Derneği, İsmailağa) neredeyse aynı cümlelerle geçiyor; TDV İslâm Ansiklopedisi'nde ve Erbakan'ın kendi kitabı Davam'da yok. Söz konusu 'özel izin'e dair bir üniversite kararı, yönetmelik istisnası veya belge bulunamadı.
İddia: 1943'te ikinci sınıftan başlayıp 1948 yazında mezun oldu (öğrenim süresi).
Durum: belirsiz
Sayılar dosyanın kendi verisiyle tutmuyor. 1943-44'te 2. sınıftan başlayan biri 1947-48'e kadar beş ders yılı okur (2., 3., 4., 5. ve 6. sınıflar). Aynı kurumda 1. sınıftan giren Recai Kutan ise 1947'de girip 1952'de mezun olmuş — yine beş yıl. İkisi birlikte doğruysa Erbakan'ın girdiği dönemde programın altı sınıflı olması, sonradan beşe inmesi gerekir; bunu gösteren belge bulunamadı. 4619 sayılı kanunun 10. maddesi öğretim şeklini ayrı bir nizamnameye bırakıyor (PDF'te doğrulandı), o nizamnamenin metnine ulaşılamadı. Çelişki çözülmedi, gizlenmiyor.

Kaynaklar