D-8'in Kuruluşu

15 Haziran 1997

15 Haziran 1997'de İstanbul Çırağan Sarayı'nda toplanan devlet ve hükümet başkanları İstanbul Deklarasyonu'nu imzalayarak D-8 (Gelişen Sekiz Ülke) Teşkilatı'nı kurdu. Kurucu üyeler Türkiye, Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya ve Pakistan oldu. Süreç 22 Ekim 1996'daki Kalkınma İşbirliği Konferansı ile başlamıştı; D-8, 54. Hükümet'in dış politikadaki en somut icraatı olarak kayda geçti.

Arka plan

Erbakan yıllardır dünya düzeninin II. Dünya Savaşı sonrası Yalta Konferansı'nda şekillendiğini, bu şekillenmenin doğrular üzerine dayanmadığı için savaş, sömürü ve zulüm ürettiğini savunuyordu. Bu düzende 190 ülke içinde nüfusu yaklaşık 1 milyar olan 7 ileri sanayi ülkesinin G-7'yi kurarak iş birliğini kurumsallaştırdığını, buna karşılık nüfusu 5 milyarı aşan yaklaşık 170 gelişmekte olan ülkenin böyle bir teşkilata sahip olmadığını vurguluyordu. İç siyasette "Yaşanabilir Bir Türkiye" ve "Yeniden Büyük Türkiye", dış siyasette "Yeni Bir Dünya" hedefini koyan Erbakan için çözüm, Batı'ya bağımlı taklitçi dış politika yerine şahsiyetli, çok yönlü iş birliği ve İslam birliği idealinin çekirdeği olacak bir ekonomik-siyasî dayanışma mekanizmasıydı. 28 Haziran 1996'da kurulan Refah-Yol (54.) Hükümeti bu fikri icraata dönüştürme zemini sağladı; D-8 bu çerçevede G-8'lere paralel, gelişmekte olan ülkelerin en üst düzeyde küresel kuruluşu olarak tasarlandı. Kuruluşta coğrafyası, mezhebi, etnik yapısı, kültürü ve kalkınma düzeyi farklı; halkının çoğunluğu Müslüman 8 ülkenin seçilmesi, çekirdek yapının temsil kabiliyetini ve dinamik karar alma ihtiyacını birlikte gözeten bir tercih olarak izah edildi.

Olayın seyri

Erbakan'ın ağzından

Necip milletimizin öncülüğünde, 15 Haziran 1997 tarihinde kurulmuş olan D-8, bu anlamda 20. Yüzyılın en önemli olaylarından birisidir.

— Davam

20. Yüzyılın 21 . Yüzyıla en kıymetli hediyesidir.

— Davam

D-8'ler gelişmekte olan ülkelerin G-8'lere paralel olarak kurdukları en yüksek seviyede küresel bir dünya kuruluşudur.

— Davam

D-8 projesinin en önemli hedefi ikinci bir konferans ile yeni bir dünyanın kurulmasını sağlamaktır.

— Davam

D-8'ler, iş birliği yaptıkları takdirde çok büyük bir atılım potansiyeline sahiptir.

— Davam

Sonuç

D-8, Refah-Yol hükûmetinin 28 Haziran 1996 – 18 Haziran 1997 arasındaki en kalıcı dış politika icraatı olarak kayda geçti. Teşkilat, kuruluşun üç gün sonrasında Erbakan'ın 18 Haziran 1997'de başbakanlıktan ayrılması ve 28 Şubat'ın siyasî iklimine rağmen hukuken varlığını sürdürdü; İstanbul'da sekretaryası kuruldu ve periyodik zirvelerle devam etti. Erbakan'ın kendi anlatısında D-8, G-7/G-8 düzenine paralel bir denge mekanizması, Yalta sonrası düzene karşı "ikinci konferans" arayışı ve "Yeni Bir Dünya" hedefinin çekirdeği olarak tanımlandı; 820 milyonluk kurucu nüfusun ve 5 milyarı aşan gelişmekte olan dünyanın kalkınması için "laf değil iş üretme" ilkesi esas alındı. Pratikte ise kuruluş sonrası hükümetlerin önceliklerinin değişmesi ve üye ülkeler arası öncelikli projelerin finansman ve eşgüdüm sorunları nedeniyle teşkilat kuruluş dinamizmini koruyamadı; sonraki yıllarda kâğıt üzerinde kalan bir iş birliği çerçevesi olduğu yönünde eleştiriler aldı. Buna rağmen D-8, Türkiye'nin çok yönlü dış politika tartışmalarında referans olmayı sürdürdü ve Erbakan'ın dış politikadaki en somut mirası olarak anıldı.

İhtilaflı noktalar

İddia: D-8'in ilk genel kurulu / kuruluşu 15 Temmuz 1997'de yapıldı.
Durum: yanlis
Kurum yayını Ülke Sorunları ve Çözümlerimiz s.200'de tarih "15 Temmuz 1997" olarak verilmiş; oysa İstanbul Deklarasyonu'nun imza tarihi, D-8 Sekretaryası ve Dışişleri Bakanlığı kronolojisi ile Davam s.206-207'de açıkça "15 Haziran 1997"dir. Temmuz tarihi ya dizgi/aktarım hatası ya da genel kurulun sonraki toplantısıyla karıştırma kaynaklıdır.
İddia: D-8 yalnızca dinî temelli bir İslam birliği projesidir, ekonomik iş birliği boyutu yoktur.
Durum: yanlis
Davam s.207-210'da D-8 açıkça "gelişmekte olan ülkelerin G-8'lere paralel küresel dünya kuruluşu" ve "evrensel kuruluş" olarak tanımlanır; resmî adı Developing-8 / Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'dır ve üye ülkelerin iç işlerine karışmama, bölgesel taahhütlere halel getirmeme ilkeleriyle kurulmuştur. Erbakan'ın İslam birliği idealinin nüvesi olarak görmesi siyasî motivasyonu açıklar ama teşkilatın hukuki niteliği ekonomik iş birliğidir.

Kaynaklar