Kayıp Trilyon Davası: Mahkûmiyet

6 Mart 2002

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, kapatılan Refah Partisi'nin Hazine yardımının iadesi sürecinde düzenlenen belgeler gerekçesiyle Necmettin Erbakan'ı ‘özel evrakta sahtecilik’ suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm etti. Karar, RP'nin 1998'de kapatılmasından sonra başlayan ‘Kayıp Trilyon’ soruşturmasının ilk derece mahkûmiyetidir; Erbakan kararı temyiz etti.

Arka plan

Refah Partisi, Anayasa Mahkemesi tarafından 16 Ocak 1998'de kapatılmış ve Hazine yardımının Hazine'ye iadesine hükmedilmişti. AYM kararı sonrası Maliye Hazinesi alacağını tahsil için takip başlatmış, RP adına iade ve mahsup için sunulan belgelerin sahte olduğu iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açmıştı. Soruşturma, ‘Hazine yardımının iade edilmemesi ve sahte belgelerle mahsup gösterilmesi’ iddiasını merkezine alıyordu. Erbakan ve dönemin RP yöneticileri hakkında Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ‘özel evrakta sahtecilik’ davası açıldı; dava 1999-2002 arasında görüldü. Dönem, aynı zamanda Fazilet Partisi'nin kapatılması (2001) ve Saadet Partisi'nin kuruluşu ile siyasî yasak tartışmalarının iç içe geçtiği bir süreçti.

Olayın seyri

Erbakan'ın ağzından

Sadece zulüm yapmaktadır. Nitekim bu medeniyet insanlığı ikiz kardeşlerle ezmektedir.

— Davam

Tarihin dönüm noktasındayız. Ya tarihteki şerefli yerimizi alacağız ya da sömürgeleştirilip İsrail'e vilayet haline getirileceğiz.

— Davam

bu davada hakikaten büyük bir haksızlığa maruz kalmışsınızdır

Sonuç

6 Mart 2002 mahkûmiyeti, Kayıp Trilyon soruşturmasında ilk derece aşamasını kapattı; dosya Yargıtay'a gitti ve siyasî yasak tartışmasını alevlendirdi. Karar, Erbakan'ın Saadet Partisi genel başkanlığı ve olası milletvekilliği yolunu hukuken zora soktu, Millî Görüş tabanında ‘siyasî yargılama’ algısını güçlendirdi. Hazine alacağının tahsili ve mahsup belgelerinin akıbeti ayrı hukukî süreçlerde sürerken, dava 2000'lerin başında Erbakan'ın adliyeyle ilişkisinin merkezine yerleşti; sonraki yıllarda Yargıtay onaması, infaz düzenlemeleri ve sağlık gerekçeli ertelemelerle birlikte anıldı.

İhtilaflı noktalar

İddia: Kayıp Trilyon tutarı 1 trilyon TL'dir (yuvarlama).
Durum: belirsiz
Mahkeme ve iddianame tutarı 896 milyar TL (1997 değeri) olarak geçiriyor; siyasî söylemde ve bazı haber başlıklarında ‘1 trilyon’ yuvarlaması kullanılıyor. Enflasyon ve faizle güncellenmiş tahsil tutarları da farklı rakamlar üretmiştir.
İddia: Belge sahteciliğini Erbakan bizzat yaptı.
Durum: belirsiz
Mahkeme hükmü Erbakan'ı sorumlu tuttu; savunma, belgelerin teşkilat ve muhasebe birimlerince düzenlendiğini, Erbakan'ın doğrudan imzası/talimatı olmadığını savundu. Hüküm temyize götürüldü ve sorumluluğun şahsîliği tartışılmaya devam etti.
İddia: Dava tamamen siyasîdir, hukukî dayanağı yoktur.
Durum: belirsiz
Millî Görüş çevreleri davayı kapatma sürecinin devamı ve siyasî olarak niteledi; savcılık ve mahkeme ise AYM iade hükmü sonrası sahte belge düzenlendiğini, suçun özel evrakta sahtecilik olduğunu belirtti. Hukukî ve siyasî okumalar ayrışıyor.

Kaynaklar