Genel Başkanlıktan ve Üyelikten Ayrılış

30 Ocak 2004

Yargıtay'ın Kayıp Trilyon davasındaki 2 yıl 4 ay hapis cezasını 3 Aralık 2003'te onamasının ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kesinleşmiş mahkûmiyeti gerekçe göstererek Saadet Partisi'nden Necmettin Erbakan'ın parti üyeliğinden çıkarılmasını istedi. Erbakan 30 Ocak 2004'te hem Saadet Partisi genel başkanlığından hem de parti üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Genel başkanlık görevini vekâleten ve ardından yeniden seçilerek Recai Kutan üstlendi.

Arka plan

16 Ocak 1998'de Refah Partisi'nin kapatılmasıyla 5 yıl siyaset yasağı alan Necmettin Erbakan, yasağın Şubat 2003'te sona ermesiyle siyasete döndü ve 11 Mayıs 2003'te Saadet Partisi (SP) 1. Olağanüstü Kongresi'nde genel başkan seçildi. Aynı dönemde Kayıp Trilyon davası sürüyordu: Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 6 Mart 2002'de verdiği 2 yıl 4 ay hapis cezası, Erbakan'ın temyizi üzerine Yargıtay'da beklemedeydi. Siyasi Partiler Kanunu m.11, mahkûmiyeti kesinleşenlerin parti üyesi olamayacağını ve dolayısıyla parti organlarında görev alamayacağını öngörüyordu. Yargıtay'ın cezayı onaması, hukuken üyelik engelini doğuracak ve SP'yi Başsavcılık denetimiyle karşı karşıya bırakacaktı.

Olayın seyri

Erbakan'ın ağzından

yeryüzüne Hakk' ın hakim olması için çalışıyoruz. Yoksa kimseye ne düşmanlığımız, ne husumetimiz, ne de kan davamız vardır. Biz bilakis onların saadeti için de çalışıyoruz.

— Davam

Yargılamalar, Hapisler ve Yasaklann Hedefinden Vazgeçiremediği Bir Mücadele

— Davam

Milli Görüş, Türkiye'nin en eski, köklü ve ciddi araştırma kuruluşlarını kurmuştur.

— Davam

Anayasa birçok temel esasları ihtiva eden bir hukuki belgedir. Anayasal beraat demek, dava açılmadan önceki durumda mevcut bütün hakların elde edilmesi, hatta daha fazlasının elde edilmesi demektir.

— Türkiye'nin Temel Meseleleri

Bu hak davanin basarisini ne bir gun one alabilirsiniz, ne de bir gun geciktirebilirsiniz. Butun mesele bu serefli davada nasil bir imtihan vereceginizdir
bedel ödemek pahasına davasından ve inancından asla ama asla taviz vermeyen bir lider olarak tarihe geçmiştir

Sonuç

30 Ocak 2004 ayrılışıyla Erbakan, 1969'dan beri ilk kez hem bir partinin üyesi hem de genel başkanı olmamayı kabul etti; fiilî liderliği ise Millî Görüş tabanında sürdü. SP, Kutan'ın vekâletinde kapatma riskinden uzak dururken 28 Mart 2004 yerel seçimlerine ve 2007 genel seçimlerine Erbakan'sız bir genel başkanlıkla girdi; bu durum partinin oy ve teşkilat motivasyonuna yansıdı. Karar, Kayıp Trilyon davasının siyasî sonucunu tescilledi: mahkûmiyet yalnızca hapis değil, parti üyeliği ve seçilme ehliyeti kaybı doğurmuştu. Erbakan'ın infazı sağlık ve yaş gerekçeleriyle ev hapsi ve ertelemelerle tartışılırken, kendisi 2006-2008'de affa kadar geri planda kaldı ve 17 Ekim 2010'da yeniden SP genel başkanı seçildi.

İhtilaflı noktalar

İddia: Erbakan 30 Ocak 2004'te kendi isteğiyle, baskı olmadan ayrıldı
Durum: yanlis
Ayrılışın doğrudan nedeni Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29 Aralık 2003 tarihli yazısıdır; SP'nin kapatılma riski nedeniyle Erbakan'ın üyelikten çıkarılması hukuken zorunlu hâle gelmişti. Dönem basını ve Turkish Studies özeti bu zorunluluğu teyit eder; 'gönüllü çekilme' anlatısı hukuki mecburiyeti perdeliyor.
İddia: Ayrılış partiyi fiilen Erbakan'dan kopardı; Kutan bağımsız bir çizgi izledi
Durum: belirsiz
Resmî olarak genel başkanlık Kutan'a geçti ancak Erbakan Yüksek İstişare Kurulu ve teşkilat nezdinde Millî Görüş lideri olarak anılmaya devam etti. Kutan'ın vekâlet dönemindeki açıklamaları Erbakan çizgisine sadakat vurgusu taşıyor; fiilî kopuşu ölçen birincil belge yok.
İddia: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi yalnızca Erbakan'ı değil, aynı davadan mahkûm olan diğer SP üyelerini de kapsıyordu
Durum: belirsiz
SPK m.11 genel hüküm olarak tüm mahkûmları kapsar ve Başsavcılık denetimi partinin tüm üye kayıtlarına yöneliktir; fakat 29 Aralık 2003 yazısının tam metnine açık arşivde erişilemediği için talebin kaç kişiyi kapsadığı doğrulanamadı. Dönem basını yalnızca Erbakan ismini öne çıkarıyor.

Kaynaklar