Kırgızistan Cumhurbaşkanı'na dört saat Adil Düzen anlattık; götürdüğümüz kitapları okul kitabı yaptı. Balasagun'da harabe camide üç yüz kişi ikindi namazı kıldık. Namazdan sonra doksan altı yaşında bir Kırgız ağlıyordu: “Yedi yaşımdan on bir yaşıma kadar tek vakit kaçırmadım, hafızdım. Komünizm belası geldi; hafızlığımı da namazı da unuttum. İşte bunun için ağlıyorum.” Adam İslam için ağlıyor ama İslam nedir bilmiyor. Bu Kırgız misalini sakın unutmayınız: acaba biz de öyle miyiz?
NECMETTİN ERBAKAN
Kaynak: Davam — kitaplar/davam.pdf, PDF s.27-28
Doğrulanmış kaynakSöz, kaynak metinde birebir ya da çok yakın biçimde bulundu.
Doğrulama notu: Kitap baştan sona okundu; pasaj birebir bu sayfada
Aynı temadan
- İlk sanayileşme mücadelemizde Mehmet Zahid Kotku Hocamızın tavsiyelerini unutmamız mümkün değildir. Dergâhın önündeki…
- Doksan yaşındaki Ebu Eyyûb el-Ensarî, cihat ilan edilince okuduğu Kur'an'ı kapatıp kalktı. Evlatları “baba, sen otur…
- Kanada'da ehliyet imtihanı simülasyonla yapılır: araba sabittir, karşıdaki ekranda yol filmi oynar; direksiyon, fren,…
- Bir atlı, pınarın başına at bağlayacak yer bulamayınca ormandan bir kazık kesip çakıyor: “Benden sonra gelenler…
- Koltuğunda oturuyorsun; önündeki çıplak kabloda on bin voltluk elektrik var ve elinin altında da kesme düğmesi. Bir…